11 Mayıs 2015 Pazartesi

İtiraflar

Diyetlerde en sık karşılaşılan sorundur verdiğiniz kiloları geri almak. Bunun tek sebebi diyet sonrası beslenme alışkanlıklarınızı yeniden bozmaktır. Zayıflamanız doğal süresinde bile olsa, sağlıklı beslenme alışkanlıklarınızı devam ettirmezseniz benim gibi ideal kilonuzu muhafaza edemez ve kilo alırsınız. Zayıflamanın kısa sürede olduğu, ama kişinin hayatı boyunca sürdüremeyeceği şekilde beslendiği diyetlerde de bence sonuç kaçınılmaz: Diyet bittiğinde vücudunuz "kıtlık dönemi"nin sona erdiğini fark eder. Bunun yanı sıra uzun süre adam gibi beslenememiş olan sizin açlıktan gözünüz döner ve deli gibi yemeye başlarsınız. Sonunda eski kilonuz + x kilo olan yeni halinizle tanışırsınız.

Biraz kendi damak zevkimden bahsedeyim: Küçüklüğümden beri yemek seçmem. Sevmediğim yemek düşündüm, aklıma bakla geldi, bir de kızartma (düşünün kızartmayı sevmiyorum). Et ve sebzeyi yan yana koyarsanız sebzeyi seçme ihtimalim oldukça yüksek. Cipsi diyet öncesinde de sevmezdim. Ama tatlı... Tatlı konusunu ayrı başlıklarda inceleyeceğim :)

Diyetten önce bile evde televizyon karşısında otururken mutfaktan çikolata alıp yemişliğim çoktur. Sonrasında bunu beslenme uzmanıma söylediğimde "açsın da ondan" demişti, "açsın farkında değilsin". Hatırlarsanız önceki bölümde, diyetimin son dönemi ve koruma dönemimde balık, salata menümden sonra bazen helva yediğimi, koruma dönemimde de yaş pastaya izin verildiğini söylemiştim. Yaş pasta sonraki hayatımı mahvetmedi, ama "helva" istisnası bana sonradan pahalıya mal oldu: Tahmin edebileceğiniz üzere ben bunu alışkanlık haline getirdim. Eğer evde sizden başka yemek pişirecek biri yoksa ve eve geldiğinizde kurt gibi aç oluyorsanız, sakın yemek işini iş dönüşüne bırakmayın. Hafta sonu ya da hafta içi yemekten sonra ertesi günlerin yemeğini yapın. Eğer benim önceden hazırlanmış yemeğim yoksa çoğu akşamımın yemeği şuydu: Koca bir salata (envai çeşit salata malzemesi, ceviz, peynir, kuş üzümü vs), ya da tatlı (Seçenekler: dondurma, helva, tahin-pekmez ve ekmek/ceviz, hayal gücünüze kalmış.). Şimdi bakın, sizce ilk paragraftaki hangi seçeneğe daha çok uyuyorum?

Zayıflamanız doğal süresinde bile olsa, sağlıklı beslenme alışkanlıklarınızı devam ettirmezseniz, her fırsatta yemek yerine tatlı koyar, her canınız sıkkın, mutsuz olduğunuzda tatlı yerseniz benim gibi ideal kilonuzu muhafaza edemez ve kilo alırsınız. Bunları şu anda anlatıyor olmak bile bana acı veriyor. Düşünün ki hayatınız boyunca tombuldunuz, ve günün birinde bir karar verdiniz, her şeyi değiştireceksiniz. Her şeyi değiştirdiniz. Sonra zamanla duruma alışıyorsunuz, sabah domates, salatalıktan oluşan kahvaltınız tostlara, simit tostlara dönüyor. Öğle yemeğinizi düzgün yapıyorsunuz, ama her akşam tatlı yiyorsunuz. Ve buna engel olamıyorsunuz?! Her seferinde pişman oluyorsunuz, ama yine aynı şeyi yapmaya devam ediyorsunuz. 56-57 döngünüze 57-58 döngüsüyle devam ediyorsunuz, sonra 58-59. Bir dönem dikkat ediyorsunuz, sonra hop, sadece bir hafta sonu her şeyin bozulmasına yetiyor. Tartıya çıkmaktan korkar oluyorsunuz. Kıyafetlerinizin bir kısmı olmuyor. Olmayanları unutmaya çalışıp, sadece olanları giyiyorsunuz. Ve bir gün aldığım kiloları vereceğim diye inadınızdan alışveriş de yapmıyorsunuz. Etrafınızdaki çoğu insan durumu fark etmiyor, ya da etmemiş gibi yapıyorlar. Ta ki "daha verme böyle iyisin" diyen insanların biri "kilo mu aldın?" diyene kadar... Ne yapacaksınız?...

Tatlı ve kokainin beyinde yeri aynıymış. (İnternette arattım karşıma bu çıktı)
Dolayısıyla her tatlı yiyişinizde daha çok tatlı yemek istiyorsunuz. Olan şuydu: Her iş çıkışı eve doğru yürürken bakkalı gördüğüm anda beyinde aynı sinyal yanıyordu: "Tatlı mı yesem acaba?". Eğer kendime hakim olamazsam gidip alıyordum. Ve yedikten sonra, akşam yatmadan önce aynaya baktığımda, devasa bir suçluluk duygusu hakim oluyordu; ama bir şeyi değiştiremiyordum ve ertesi gün yine aynı şeyi yapıyordum.

Tatlı bağımlılığımı fark edeli epey oldu, ve bunun üstesinden gelebilmek için birçok kez farklı yöntemler denedim. Şimdiye kadar denemiş olduğum, ama her seferinde bir anlık iradesizliğimle son bulan çabalarımı sonraki bölümlerde aktaracağım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder