Özgönül'ün kitabına göre,
Geçen bölümde bahsettiğim 1.grup insanlar aslında yeterli beslendikleri için canları çikolata çekmiyormuş ve akıllarına yemek gelmiyormuş. Yemek vakti geldiğinde düzgün beslendikleri ve arada ağızlarına bir şey atmadıkları için sindirim sistemleri doğru çalışıyor ve vücutları yedikleri yiyeceklerden yeterince fayda sağlayabiliyormuş. (Bunu okuyunca aklıma bir anda öğle yemeği tepsisini deli gibi dolduran, ama başka zamanda "ay yok şu an çok tokum, canım istemiyor" dediğini defalarca duyduğum, canı sıkkın olunca midesi bulanıp yemek yemek istemeyen, yemek yemeyi unutan çiroz en yakın arkadaşım gelmişti :) )
Siz sebze, baklagil, etten oluşan bir yemek yediğinizde sindirilme sürecinde en hızlı davrananlar karbonhidratlar oluyormuş. Vücut eti sindirene kadar saatler geçiyormuş, bu yüzden siz yemekten iki saat sonra ağzınıza bir parça çikolata attığınızda o çikolata önceki yediklerinizin önüne geçerek sindirim sürecini sekteye uğratıyormuş, yediklerinizden yeterince fayda sağlayamıyormuşsunuz. Bu yüzden bu beslenme düzeninde ara öğün kesinlikle yasak.
Ayrıca bu kitaba göre vücudunuzun gece uykuda kendini yenileyebilmesi için sindirimle meşgul olmaması gerekiyor. Bu nedenle akşam yemeğinde sindirimi zor olacak et ya da salata yemenize izin vermiyor. Bunun yerine çorba ya da salata yiyebiliyorsunuz. Bu beslenme yöntemine "beden aklı" denmesinin sebebi de acıkmadan kesinlikle yemek yememeniz. Akşam acıkmıyorsanız yemiyorsunuz.
Kitapta tavsiye edilen günlük beslenme şekli de şuydu:
Sabah kahvaltısında domates, salatalık, yeşillik vs, peynir, zeytin, (ilk etapta) bir dilim ekmek ve bir avuç çerezle (ceviz, çiğ badem, çiğ fındık), isterseniz hemen ardından meyve yiyerek karnınızı tıka basa doyuruyorsunuz. Öğle yemeğini en az beş-altı saat sonra yemeniz, bu arada ağzınıza hiçbir şey atmamanız gerekiyor.
Öğle yemeğinde de et, baklagil, sebze, çorba, salata, yoğurt (ekmek, tatlı vs dışında Allah ne verdiyse) ve bir avuç çerezle karnınızı yine tıka basa doyuruyorsunuz. Bu yemekten sonra yine en az beş-altı saat bir şey yemiyorsunuz.
Akşam acıkana kadar yemiyorsunuz. Eğer acıkmıyorsanız hiç yemiyorsunuz. Acıkırsanız da saat geç de olsa çorba ya da sebze yemeği yiyebiliyorsunuz.
Özetle, sabah ve öğlen yemeklerinde deliler gibi yiyip, akşam mümkünse hiçbir şey yemiyorsunuz. Günde iki ya da üç öğün. Canınız çok istiyorsa sütlü bir tatlıyı saat 22:00 gibi yiyebiliyormuşsunuz.
Bu diyeti bırakmamın ana sebepleri :
- Sabahları bir avuç çerez, öğlenleri bir avuç çerez, günde iki avuç çerez yiyordum. Bu kadar çok çerez vermesinin sebebi vücuda enerji vermekmiş. Hayatım boyunca yüzümde toplamda on tane sivilce çıktıysa, bunların altısı bu diyet dönemindendir!
- Sabah ve öğle yemeklerimin arasında en az beş saatin olması gerekliliği, beni iş yerinde yalnız yemek yemek zorunda bıraktı. Herkesten sonra yemeğe gidip, bu da yetmiyormuş gibi alışılmamış bir şekilde her yemeğime bir avuç çerez götürüyordum. Gel de açıkla şimdi insanlara; hikayeyi biliyorsunuz ilk bölümlerden.
- Ara öğün yasağı, meyve/kuru meyve yememe engel oluyordu, bu da beni meyve yemek istiyorsam öğlenleyin yemek zorunda bırakıyordu. E öğlenleyin et, yoğurt, salata, meyve, hangi birini yiyeyim? (Bu diyet sanırım benim midemi büyüttü.)
- Öğle yemeğinde deliler gibi yemem, akşam saatinde acıkmama engel oldu, bu yüzden birkaç akşam yemediğimi hatırlıyorum. Ama bu durum çok uzun sürmedi, çünkü siz yemeseniz de, çevrenizdeki insanların akşam yemeği alışkanlığı var! Bir hafta sonu ailemle kebapçıya gittiğimizde haliyle (!) et yedim, gerisini hatırlamıyorum! Aynı şekilde diyeti yapmayan birileriyle aynı evde yaşıyorsanız akşam saat 8'de "yok ben acıkmadım, 9'da belki yerim, belki de hiç yemem" diyemiyorsunuz! Bir şekilde akşam yemeği kültürünüz var, mükellef bir sofra kültürünüz olmasa bile benim eve geldiğimde "bir şeyler" yeme ihtiyacım var. Önceki bölümlerde açıkladığım gibi, yemeğinizi önceki günlerden hazırlamadıysanız salataya tav olabiliyorsunuz, ama evet, bu diyette akşam salataya da izin verilmiyor.
Kısacası yapamadım. Bu diyet benim günlük alışkanlıklarıma, yeme düzenime uymadı. Bir aya kalmadan akşamları tekrardan tatlı yemeye başladığımı fark edince diyeti bırakmak zorunda olduğumu, yoksa kaş yapayım derken göz çıkartacağımı, daha da kilo alacağımı fark ettim çünkü hem sabah, hem öğlen daha çok yiyor, hem de akşam tatlı yemeye devam ediyordum. Sonuç: Başarısızlık. Daha da büyümüş bir mide ve beden...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder