Böyle bir blog yazmayı uzun zamandır istiyordum, ancak hiçbir zaman vakit ayıramamıştım. Bir çoğumuz gibi benim de yediklerim, beslenme alışkanlıklarıma verdiğim önem hayatımın büyük alanını kaplıyor ve ne yazık ki belki de fazlasıyla gündemimde. Bunun nedenini anlatmak istiyorum önce...
Biraz geriye gidelim. Aşağıda göreceğiniz notlar belirtilen tarihlerde şahsım tarafından yazılmıştır, aradaki bazı bölümler silinmiştir:
19 Haziran 2009
"...Geçen perşembe yani 16 Haziran'da hayatımda ilk defa diyetisyene gittim ve diyetimin 4. günündeyim...... Son zamanlarda oldukça kilo aldığımdan ve artık görünüşüme bir son vermek istediğimden bir deneyeyim diye diyetisyene gitmeye karar verdim.....4.gündeyim bütün gün yiyorum. Haha. Ama canım ne tatlı çekti ne de listemde olmayan başka bir şey. İlk gün eve geldikten sonra tartıda giysisiz halimle 69.9 gibi bir şey gördüm... Her gün de 20 kilo verirsem diye düşünmeden edemiyorum. 36 beden. Dile kolay. 50 kiloyu yıllardır tartılarda görmedim... İnanıyorum, YAPABİLİRİM."
13 Eylül 2009
"...Bugün sabah tartıda 62.2 gördüm..."
25 Eylül 2009
"Annemle bu çarşamba günü Selanik'ten döndük.....Otelin mayalı besinler ve salam, kaşar, meyve hoşafı gibi bizim için hiçbir anlam ifade etmeyen kahvaltısı bizi çileden çıkardı ama domates ve peynir getirerek açığı kapattık, napalım.... Çay içmek için oturduğumuz yerde bize ikram edilen kurabiyeleri de elbette yemedik.... Vücudumun üst kısmı kollar ve göbek dışında tamamen inceldi....fotoğraflardaki silüetimden oldukça memnunum!.....Allahım, hayatımda o kadar güzel vitrinler gördüğümü hatırlamıyorum! Tüm kıyafetleri almak istedik! Sondan bir önceki gün ilçe Kalamaria'ya gittik, ordan bana şu an dar gelen ancak 15 gün sonra olacağına inandığımız :) bir kot elbise aldık!.... girdiğimiz her mağazada kıyafetleri çok dar olmasına rağmen almamız ordaki insanları dumurdan dumura koşturdu!.."
26 Ekim 2009
"..dijital tartıya göre 60.?, hafta sonu tartıldığım klasik tartıya göre 59'um. 60'ın altına yılların ardından ilk düşüşüm.... Allahım hiç unutulmayacak bir şey bu, yedikleri tatlıları sıralıyorum:
- ...tulumba tatlısı
- Baklava
- Sütlü nuriye
-...pasta (muzlu-çikolatalı)..."
17 Kasım 2009
"Dijital tartıda 59.2 gördüm geçen gün. Herhalde 8 yıldır falan ilk defa 50'li kilolar görüyorum tartıda. Artık balıketliyim. Altım 38 oldu..... Yatarken kaburga kemiklerim batıyor, otururken kürekler. Otururken dirseğimi belime yaslamışım, o kemiğe denk gelmiş, morarmış..."
23 Kasım 2009
"... Zayıfladıktan sonra beni süzüşünü hiç unutmayacağım. Eğer ümitlenişim bu yüzdense sustur içindeki ümidi, sırf bu yüzden böyle bir düşünceye sahip olmamalısın. Sen 72 kilo da olsan, 52 kilo da olsan, aynı insansın. Başkalarının gözünde de sırf bu yüzden değişiyorsan bu işte doğru olmayan bir iş var demektir."
Doğduğumda 4 kilo 250 gramdım, çocukluğum boyunca hep tombuldum. Çocukluğum boyunca arkadaşlarımın "şişko" diye alay etmelerine, ailemin vücuduma, beslenme ve hareket alışkanlıklarıma çoğu zaman üzen ve kıran müdahalelerine maruz kaldım. Benim için kilom, aynada gördüğüm görüntüden, giyemediğim kıyafetlerden, çevremdeki insanların baskılarından dolayı acilen kurtulmam gereken ama nasıl kurtulacağımı bilemediğim korkunç bir sorundu. Hayır obezite sorunum yoktu, tartıda gördüğüm maksimum kilo 69.9'dur (19 Haziran 2009). Ama bilenler bilir, kilo alımı aşamalı gerçekleşen bir süreçtir, 21 yaşında 70 kilo olan bir genç kızın kötü beslenme ve hareket(sizlik) alışkanlıklarıyla obezite sınırına dayanması mümkündür. Bu yüzden hayattaki en büyük korkularımdan biri kilo almak, daha da kilo almaktı. 2009 Haziran'da beslenme uzmanına gitmek hayatımda aldığım en iyi kararlardan biridir. (Burdan Hayriye Kuşçu'ya ayrıca binlerce teşekkür.)
Bu bölümü burada sona erdiriyorum. Anlatım bir sonraki bölümde devam edecek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder