23 Ağustos 2015 Pazar

Sıfır Şeker + Ortodonti Tedavisi + Reflü ~ Bu Üçlü Bir Araya Gelince

Selamlar!!!
Uzun zamandır yazmıyorum, ama bu Sıfır Şeker beslenmemi bıraktığım anlamına gelmiyor :)

Son yazılarımdan bu yana bir Amerika seyahati, bir Şeker bayramı geçti. Ve ben bu zaman diliminde de tatlı yememeyi başardım! :)

Akşam işten eve dönerken yol üzerindeki bakkallardan dondurma almak istemiyor artık canım. Beslenme düzenimizi değiştirme konusunda bizi en çok zorlayan alışkanlıklarımız; yoldaki bakkaldan dondurma almak benim alışkanlığımdı ve o kadar uzun süre bunu tekrarlamıştım ki her işten dönüşümde canım dondurma çekiyordu. Ancak şimdi aylardır bunu yapmadığım için işten eve dönerken aklıma hiç dondurma almak gelmiyor.

Eski beslenme alışkanlıklarınızı değiştirince yerine başka şeyler koymaya başlıyorsunuz. Benim tatlı yerine koyduğum şey sanırım kahve oldu. Bunu bilerek yapmadım, tamamen zararsız bir alışkanlık olduğunu da söylemiyorum, ancak günde bir kere, gündüz vakti kahve içmekte de bir sıkıntı görmedim.

İnsanların bana tatlı ikram etmesi ve benim reddetmem artık zor gelmiyor. İş yerinde arada bir baklava ısmarlanınca "hadi gel" diyorlar, "baklava var". "Yok" diyorum, "tatlı yemiyorum". Ama inanır mısınız, artık o kadar da zor gelmiyor bunu söylemek. İnsanlar da alışıyor sizin bu durumunuza, ve anlayışla karşılamaya başlıyorlar. Sizin hikayenizi, sizin ne hissettiğinizi sizden daha iyi kimse bilemez. Yaşam şeklinizle, alışkanlıklarınızla kendinizden başka kimseyi mutlu etmek zorunda değilsiniz. Çünkü asıl sorun kendinizi, ruhunuzu, vücudunuzu mutlu edemediğinizde başlıyor, başkalarını değil.

İştahım ve beslenme alışkanlıklarım vücudumun olduğu kadar, ruhumun da gereksinimi sonucu şekilleniyor. Eskiden canım sıkkın olduğunda tatlı krizine girerdim, şimdi bu durum "boşansam semerini yiyeceğim" şekline dönüştü. Yavaş yavaş fark ediyorum ki tatlının esasında diğer zararlı karbonhidratlar olan hamur işlerinden pek bir farkı yok; çünkü tatlı yiyemeyince diğer hamur işlerine sarıyorsunuz! Alışkanlıklarımı kontrol etmezsem rahatlıkla evin yanındaki Komşu Fırın'a müptela olacağımı, ama bu sefer kahveli çikolatalı kurabiyeler yerine tuzlu çörekleri tercih edeceğimi biliyorum. Arada bir ikram edildiğinde tuzlu kuru pasta yiyebilirsiniz, ancak en büyük tehlike bunu alışkanlık haline getirdiğinizde başlıyor. Bu yüzden sanırım rutin alışkanlık haline getirebileceğimiz küçük kaçamaklardan uzak durmakta fayda var. Evin/iş yerinin/okulun yakınındaki fırın/pastaneler, dışarıdan ısmarladığımız fast food seçenekleri, çekmecelerimize depolamayı alışkanlık haline getirdiğimiz abur cuburlar, gecenin bir vakti buzdolabını açma alışkanlığı... Artık hayal gücünüze bırakıyorum! İşte bize asıl kilo aldıran bunlar.

Amerika seyahatim sırasında o kadar beslenmeme dikkat etmeme rağmen reflüye bağlı öksürük şikayetlerim başladı (Sıfır Hamburger :) ). İtiraf etmem gerekiyor ki Sıfır Şeker + Ortodonti tedavisi + Reflü üst üste gelince insanda yaşam isteği falan kalmıyor!
Sıfır şeker : Tatlı yok. Tatlı yerine kuru meyve ve fındık/badem/ceviz yiyebilirsiniz.
Ortodonti tedavisi : Isıramıyorsunuz, daha yeni dişçiye gittiyseniz o fındık, badem gibi sert yiyeceklerin üstünü bir güzel çizin. Sakız çiğnemek yasak, gazlı içecekler yasak. Sıfır Şeker'den önce dişlerimin ağrıdığı dönemlerde sert yiyecekleri yiyemediğim için fırın helva gibi yumuşak yiyecekleri seçerdim! (Malum, başka yiyecek yok çünkü.)
Reflü : Gazlı içecekler hala yasak. Sabah kahvaltısında içtiğiniz çayın ve kahvenin üstünü çizin. Portakal suyu da olmaz, onun da üstünü çizin. Salata ve meyve yiyordunuz değil mi, çiğ yiyecekler de reflüyü azdırır, onları da yemeyin. Süt bazılarına iyi, bazılarına kötü gelir. Siz en iyisi peynirle idare edin. (Karşımda acımadan karpuz yediler! :( )
Bu üçü bir araya gelince yemediğiniz değil, yediğiniz yiyeceklerin listesini yapıyorsunuz. Bu şekilde uzun süre yaşamak mümkün değil, haliyle salata ve meyveden çok uzun süre uzak kalamadım. Deliler gibi öksürdüğüm iki gece, öksürüğüm dinsin diye ağzıma bir kaşık bal çalarak Sıfır Şeker'den taviz verdim, itiraf ediyorum, ama bence bu o kadar da büyük bir sorun olmamalı :)

Her ne kadar bana uzatılan baklavaları, kek, kurabiyeleri kolaylıkla reddediyor olsam da, tatlı isteğimin tamamıyla tükendiğini söyleyemem. Yaz mevsimi malum, televizyonlarda sürekli dondurma reklamları var. Arada merak ettiğim tatlılar olmuyor değil. Ama düzenime kararlılıkla devam ediyorum ve merak ettiğim tatlıları tatmak için doğum günümü bekliyorum :) Bunun yanında, eklemek istediğim bir şey var; Eylül'de bir yurt dışı seyahatim daha olacak, yıllar önce Triangolo di Nutella'yı yediğim yere yıllar sonra tekrar gideceğim. Eğer orada bu nutellalı çöreğe denk gelirsem bir istisna yapıp yemeyi planlıyorum. Bunu önceden söylüyorum ki döndükten sonra bu durum bir irade kaçağı olarak anlaşılmasın :) Nasıl olsa o tatlıyı burda bulmam mümkün değil, o yüzden bu seferlik affediverin :)

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Sevgilerimle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder