Envai çeşit sütlü tatlının ve çöreklerin yendiği ülkeden döndüm, bir hafta önce. Tatlıdan uzak kalmak seyahatteyseniz daha da zor. Ama başardım. İşin aslı hamur işlerinden de uzak kalmam gerekir, ancak bu kadar yapamıyorum. Daha motive olduğumda ve kendimde bunun için yeterince güç bulduğumda umarım bunu da yapacağım. Şimdilik en azından beslenme düzenimin yapıtaşına sadık kalıyorum: Sıfır Şeker'e.
Geçen yazımda "Triangolo di Nutella"yı bulursam yiyeceğimi, irade kaçağı gibi algılanmasın diye bunu yazdığımı söylemiştim. Başka herhangi bir tatlıya izin yoktu. Sıfır dondurma, sıfır çikolata. Dondurmacıya girip yanımdaki iş arkadaşıma "bence bundan al, bu güzeldir" diye tavsiyelerde bulundum, çikolatacıya girip "aileme çikolata götürsem mi" diye düşündüm, sonra almamaya karar verip 5 dakika sonra dükkandan kendimi dışarı attım. En son hatırladığım şey dükkanın karşısında kuru meyve kemiriyor olduğumdu. ("Neden kendine bu işkenceleri yapıyorsun" diyenlere itiraflarımla ilgili olan yazımı okumalarını tavsiye ediyorum.) Her tatlı teklif edildiğinde cevabım aynıydı: "sadece tek bir tatlıyı yiyebilirim".
Ama arkadaş, nasıl bir tatlı seçmişim ben de mübarek! Hiçbir yerde bulunmuyor! Girdiğim her kafede sorduğum soru: "Triangolo di Nutella?"; ve aynı boş bakışlar. Altın renkli (belki altın kaplamalı), kocaman bir avizenin salonun ortasından salındığı, muhteşem görünümlü bir kafeye girmiştik ilk gün. Garson hanımefendi ne istediğimi anlamıştı: "Haa, ben anladım neden bahsettiğinizi. Ama o bizde yok. Bir keresinde ben de yemiştim. Ama size bir sır vereyim mi, onları genelde derin dondurucudan hazır halde çıkartıp fırına atıyorlar. Bizde ise sadece taze çörekler var. O aradığınızı küçük bar gibi yerlerde bulabilirsiniz." Ne yani, dondurulmuş ürün müydü benim bunca zamandır aradığım?? Bu hayal kırıklığımı bir kenara koyup başka kafelerde çöreğimi aramaya devam ettim.
Günlerce aradıktan sonra çöreğimin normal kafelerde bulunmadığına, muhtemelen sadece yıllar önce okumuş olduğum okulun kantininde satılan bir çörek olduğuna kanaat getirdim. Triangolo di Nutella'nın belli ki ülkenin birçok yerinde esamesi okunmuyordu ve bu basit çörek sadece okul kantininde satılan bir efsaneydi! Bunun için okula gitmeyi gözüm yemiyor değildi, ama aksiliğe bak ki çalıştığımız yer şehir merkezinden bir saat kadar uzaktı ve işten de 6'da çıktığımız için benim okula varmam 7'yi bulacaktı. Bir gün 5'te çıktık işyerinden, ve döndüğümüzde direkt olarak okula gittim. Yıllar sonra tekrar gittiğim okulum hafızamda yeniden canlanıyordu, her adımda oradaki anılarımı, sınıflardaki derslerimi, arkadaşlarımı, sınavlarımı hatırlıyordum. Okulun kantinini bulmak zor olmadı, ama puff! kantin 5'te kapanmıştı. Triangolo'dan ümidimi artık kesmiştim, kantinin açılış saatine yetişmem hiç mümkün olmayacaktı. Hayal kırıklığı :( ve acı-tatlı bolca nostalji içerisinde okuldan ayrıldım. Çiseleyen yağmurda yürüdüm, ve bu hüznü telafi etmek için mousse yedim. Şaka şaka, ne mousse'u, muz yedim :), Triangolo'yu yiyemediğim için ölmedim yani, sıkıntı yok :))
Cuma günü biraz erken çıktık otelden, ilk defa 15 dakika erken gittik işyerine. Kahve içmek için işyerinin dibindeki kafeteryaya uğramayı önerdim arkadaşıma, ve hiç ummadığım bir şekilde orda buldum Triangolo'mu. Yıllardır kurmadığım o cümleyi kurdum: "Un cappuccino ed un triangolo di Nutella per favore". Benden mutlusu olamazdı :) Aylar sonra tatlı yemek nasıldı diye soracak olursanız, ummadığım kadar sıradan. Hayatımın en büyük hazzı değildi, hayır. Sadece uzun zamandır yemediğim o çöreği yemek, eski bir tadı yeniden almak, nostaljikti sadece. Ama pişman da olmadım yediğime.
Sorun şu ki, bir tatlıyı (genel olarak konuşuyorum) yedikten sonra mutlu olmuyorsunuz, aksine kötü hissediyorsunuz. Bütün derdiniz o tatlıyı yiyene kadar. Böyle hissediyorsam biliyorum ki evet gerçekten o tatlıyı yememeliyim. Yedikten sonra pişman olmayacaksam, yediğimden haz duyacaksam yemeliyim.
Aylardır tatlı yememek beni hamur işlerine, envai çeşit peynire düşkünlüğe yönlendiriyorsa, hiç huyum olmadığı halde krema ve çikolata barındıran kahvelere yönleniyorsam, aylardır tatlı yemediğim halde her yerde fellik fellik Triangolo'yu arıyorsam burda bir sorun olmalı. Tatlıyı yemek benim için normal bir yemeği yemekle aynı değerde olduğu zaman normal bir beslenme kafasına sahip olduğumu anlayacağım. Biliyorum ki şu anda o noktada değilim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder