Sıfır Şeker beslendiğim dönemde ideal kilom olan 56 kiloya kadar inmeyi başarmıştım. Evet yapmıştım bunu. Bu gerçekten inanılmaz derecede zevkli bir durumdu ve tabii ki kendimi alışverişe vermiştim! Uzun zamandır üzerime tıkış tıkış gelen pantolonlar bol geliyordu, dolayısıyla epeydir giymekten çekindiğim pantolonlarımı rahat rahat giyiyordum, aynaya baktığımda gördüğüm bedeni daha çok beğeniyordum; ama her şey tam da o en rahat olduğum anda başladı: Hedefe ulaşmış, misyonumu yerine getirmiştim, artık kaçamak yapabilirdim (!). İşte diyetlerde yaptığımız en büyük hata: Şımarmak. "Kilo verdim, o halde artık alabilirim." Komik değil mi ama?...
Hamur işlerine sarmıştım, ancak neyse ki henüz Sıfır Şeker'i ihlal etmemiştim. Sıfır Şeker'e ara vereceğim tek gün doğum günümdü, ve sabırla o günü bekliyordum. O gün sınırsız tatlı tüketme izni vermiştim kendime.
Sanıyorum kimse sabah kahvaltısı için yaklaşık bir saat boyunca fıstık ezmesi aramamıştır. İşte o manyak benim. Fıstık ezmesi dışında birkaç (?!) tatlı daha yedim o gün. İlk izlenimlerim: Aylardan sonra ilk defa tatlı yemek o kadar da iyi hissettirmiyor. Hatta ve hatta, beklediğinizi bulamıyorsunuz. Her lokmanızda o lokmanın daha lezzetli olmasını umuyor, ama o eskiden aldığınız hazzı bir türlü alamıyorsunuz. E güzel bir şey tabii, ama "o kadar" da güzel değil. Taze fasülyeden çok da farklı değil! "Bugün doğum günüm, bari şu pastayı da yiyeyim" diyor, onu da yiyorsunuz, ama yok, o da umduğunuz gibi değil. Aylar sonra yeniden tatlı yemek işte böyle bir şeydi. Bu güzel bir haber sanırım. Tatlı isteğinizin zamanla köreldiğini, aylarca tatlı yemeyince artık tatlıdan eskisi gibi keyif almayacağınızı, canınızın eskisi gibi tatlı çekmeyeceğini gösteriyor. Ama yalnızca ve yalnızca, siz tatlıyı vücudunuza yeniden hatırlatana kadar.
Doğum günüm geçti, ertesi gün arkadaşlarla yurt dışına gitmiştik. Bir Starbucks'ta kahvemi almış otururken birden önümde bir dilim pasta peydah oldu: Yanındaki peçetenin üstünde de "Happy Birthday =)" yazıyordu. İhlal 1. Gerekçe 1: Bugün de doğum günüm sayılır. Gerekçe 2: Arkadaşlarımın bana sürpriz olsun diye aldığı pastayı nasıl reddedebilirim ki? Kahve de ummadığım şekilde tatlı olunca aşırı doz şekerden gidiyorum sanmıştım.
Aradan günler geçti, canım fazlaca tatlı istemeye başlamıştı. Kahve niyetine Mocha (içinde bolca çikolata vardır) alıyor, hamur işlerine devam ediyordum. Dışarıda yediğim yemeklerde etin yanına konulan patatesler her seferinde daha çok eksilir olmuştu! Yaprak sarması mı yeseydim pizza mı? Hı hı evet, sıfır şeker besleniyordum.
Sonunda bu işe bir süreliğine ara vermeye karar verdim. Yoğun ve stresli bir dönemden geçiyordum ve bir de bunun için uğraşamayacaktım (!). (Ne demiştim, yemek yemeyi duygusal bir eylem boyutundan çıkarmak gerek.) İlk aldığım tatlılar : dondurulmuş tahinli çörek, çilekli cheesecake'li dondurma ve Tadelle'nin dondurması. Tadelle'nin dondurmasını daha marketten çıkar çıkmaz mideye indirdim. Beklentim gene karşılanmamıştı, olsun, belki bir sonraki karşılar. Akşam yemeği yerine tatlı, yeniden. Diyetimde yaptığım en büyük hatalardan belki de ikincisi, söylemiş miydim: akşam yemeği hazırlamamak, akşam yemeği yerine tatlı yemek.
Mideye yemek istemeyeceğim kadar tatlı doldurmuştum, bütün hücrelerim glikozla dolup taşmıştı. "Artık daha fazla yiyemeyeceğim" doygunluk hissiyle rahatladım, sağlıklı beslenmeye başladığınız ilk zamanlarda "canım bir şey istiyor, bir şey eksik ama ne?" hissindeki eksik olan bir şey tam olarak bu işte. Aşırı glikoz yüklenmesiyle gelen mayışma.
Tam olarak eskiye dönmüştüm. Aylar sonra Sıfır Şeker dönemime "ara" vermiştim.
Devam edecek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder